7. Sınıf

7. sınıf Türkçe dil bilgisi konu anlatımları, konu testleri, sınav soruları ve fazlası…

Cümleye Hakim Olan Duygu
KONU BAŞLIKLARI

  1. Yakınma Cümleleri
  2. Hayıflanma Cümleleri
  3. Pişmanlık Cümleleri
  4. Sitem Cümleleri
  5. Ön Yargı Cümleleri
  6. Şaşırma Cümleleri
  7. Özlem Cümleleri
  8. Sevinç Cümleleri
  9. Üzüntü Cümleleri
  10. Endişe Cümleleri
  11. Küçümseme Cümleleri
  12. Azımsama Cümleleri
  13. Beklenti Cümleleri
  14. Yadsıma (İnkar) Cümleleri

1. Yakınma (Şikâyet) Cümleleri

Bir durumdan duyulan rahatsızlığın dile getirildiği, şikayet bildiren cümlelerdir.

Örnek

» Gittiğinden beri hiç aramadı.
» On üç yaşına girdi, halen odasını toplamayı öğrenemedi.
» Nerede nasıl davranacağını bir öğrenebilse.
» Güzelim sahil kasabası iki yılda beton yığınına döndü.
» İnsanlar hâlâ uğradıkları haksızlıklara ses çıkarmıyor.

2. Hayıflanma Cümleleri

Geçmişte yapılamayanlar, elden kaçırılanlar için duyulan üzüntüye hayıflanma denir. Hayıflanma cümleleri, bir kişinin geçmişte yapamadığı bir işten dolayı duyduğu üzüntüyü anlatan cümlelerdir.

Örnek

» Öğretmenin anlattıklarını keşke defterime yazsaydım.
» Hasta olmadan önce sağlığımın kıymetini bilseydim.
» Gençlikte bir güzel gezip eğlenmek varmış.
» Keşke param varken o evi de alsaydım.

3. Pişmanlık Cümleleri

Yapılan bir hata veya yanlış sonucunda duyulan üzüntüyü belirten cümlelerdir.

Örnek

» Keşke ona bu sözleri söylemeseydim.
» Bu arabayı almamız bir hataydı.
» Buzlu yolda bu kadar hızlı araba kullanmamalıydım.

 Hayıflanma cümleleri ile pişmanlık cümleleri arasındaki fark şudur: Hayıflanma cümlelerinde yapılmayan bir işten dolayı duyulan üzüntü anlatılır, pişmanlık cümlelerinde ise yapılan bir işten dolayı duyulan üzüntü söz konusudur.

4. Sitem Cümleleri

Bir kimsenin yaptığı bir hareketten veya söylediği bir sözden dolayı duyulan üzüntünün, öfkelenmeden yumuşak bir şekilde dile getirildiği cümlelerdir.

Örnek

» Davete bir beni çağırmamışsın.
» Demek bana haber vermeden sinemaya gittiniz!
» İnsan, kendisine bunca emeği geçen insanı bir kere de olsa arayıp sorar.
» Bir yudum mutluluğu bize çok gördünüz.
» Buraya kadar geldin de bize uğramadın, aşk olsun!

 

 Sitem cümleleri ile yakınma cümleleri arasındaki fark şudur: Sitem cümlelerinde bir durumdan veya bir kişiden duyulan rahatsızlık kişinin kendisine söylenir, yakınma cümlelerinde ise bir durumdan veya bir kişiden duyulan rahatsızlık başkalarına anlatılır.

5. Ön Yargı (Peşin Hüküm) Cümleleri

Bir kişi veya bir durumla ilgili belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş yargıları belirten cümlelerdir. Ön yargılar, olumlu veya olumsuz olabilir.

Örnek

» Bu işi kesinlikle başaramayacak. (Olumsuz ön yargı)
» Bu kitap bu yılın en çok okunan kitabı olacak. (Olumlu ön yargı)
» Ben zaten onun suçlu olduğunu baştan biliyordum.
» Bu çocuktan sana hayır gelmez.
» O takım bu sene de şampiyon olamaz.

6. Şaşırma Cümleleri

Beklenmeyen bir durum karşısında ne yapacağını, nasıl davranacağını bilememe, hayrete düşme anlamı taşıyan cümlelerdir.

Örnek

» Böyle ansızın gideceğini hiç düşünmemiştim.
» Sınav sonucunu çok yüksek beklerken düşük gelmesin mi!
» Ne, demek doktor oldun!

7. Özlem (Hasret) Cümleleri

Geçmişte yaşanan günlerin tekrar yaşanma isteğini ya da bir yeri veya kişiyi görme isteğini dile getiren cümlelerdir.

Örnek

» Yıllardır görmediğim köyüm burnumda tütüyor.
» Ah, nerede o eski İstanbul!
» Eskiden bayramlar bir başka kutlanırdı.
» Fırsat olsa da onu tekrar görebilsem.
» Dedemin yanında olabilseydim şimdi.

8. Sevinç Cümlesi

İstenen veya hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan sevinci anlatan cümlelerdir.

Örnek

» Yaşasın, sonunda tatil başladı!
» Üniversiteyi kazandığı için etekleri zil çalıyor.
» Yıllardır görmediği oğlunu görünce ayakları yerden kesildi.

9. Üzüntü Cümleleri

Bir kişinin bir olay veya karşısındakinin durumu ya da çaresizliği karşısında bir şey yapamamayı ifade eden cümlelerdir.

Örnek

» Sınavdan kötü not aldığımı görünce moralim bozuldu.
» O güzelim kadın, birkaç yılda çöküp yaşlandı.
» Zavallı adam, çocuklarını yetiştirebilmek için ne acılar çekti.

10. Endişe (Kaygı) Cümleleri

Olumsuz bir durumun gerçekleşme olasılığından dolayı duyulan kaygıyı anlatan cümlelerdir.

Örnek

» Acaba yolda başlarına bir şey mi geldi?
» Bu kadar bekledik ama ya gelmezse…

11. Küçümseme Cümleleri

Bir kişiye veya bir olaya değer vermeme, onu küçük görme, önemsememe, hafife alma anlamı taşıyan cümlelerdir.

Örnek

» O da güya okuyacak da adam olacak.
» Bu maçı kazanıp da şampiyon olacakmış.
» Sen kim, sanatçı olmak kim!
» Bacak kadar boyuyla bize kafa tutuyor.

12. Azımsama Cümleleri

Bir şeyin miktarca az olduğunu, yetersiz görüldüğünü ifade eden cümlelerdir.

Örnek

» Bir tanecik mi ayakkabın var?
» Bu kadarcık ücretle çalışamam.
» Günlerdir çalışıyorsun, ne kadar az iş yapmışsın.
» Bu kadar pasta kime yeter.

13. Beklenti Cümleleri

Gerçekleşmesi beklenen davranış ve işleri bildiren cümlelerdir. Beklentiler bazen gerçekleşir bazen gerçekleşmez.

Örnek

» Sınavdan yüksek not almayı umuyorum.
» Annem doğum günümde bana en sevdiğim oyuncağı alacak.
» Bizi bu sefer daha sıcak karşılayacağını düşünmüştük. (Gerçekleşmemiş beklenti)
» Sözde beni de işe alacaktı. (Gerçekleşmemiş beklenti)

14. Yadsıma (İnkar) Cümleleri

Yadsıma cümleleri, yapılan bir şeyin yapılmadığını, söylenen sözün söylenmediğini veya tanık olunan bir şeyin bilinmediğini ifade eden cümlelerdir.

Örnek

» Bütün bunları ben mi söylemişim!
» Kim demiş o camı benim kırdığımı!
» Ben hiç böyle bir şey yapar mıyım?

Cümlenin İfade Ettiği Anlam Özellikleri
KONU BAŞLIKLARI

  1. Tanım Cümleleri
  2. Öneri (Teklif) Cümleleri
  3. Varsayım Cümleleri
  4. Eleştiri Cümleleri
  5. Öz Eleştiri Cümleleri
  6. Uyarı Cümleleri
  7. Tasarı Cümleleri
  8. Tahmin Cümleleri
  9. Olasılık (İhtimal) Cümleleri
  10. Abartma Cümleleri
  11. İkilem Cümleleri

1. Tanım Cümleleri

Bir varlığın veya kavramın ne olduğunu belirten cümlelere tanım cümlesi denir. Tanım cümleleri “Bu nedir?”, “Bu kimdir?” sorularına cevap verir. Tanımlar genelde nesneldir fakat tanım cümleleri öznel de olabilir.

Örnek

» Ünlü kişilerin kendi yaşamlarını anlattıkları yazılara otobiyografi denir. (Nesnel tanım)
» İş, oluş, durum bildiren sözcüklere fiil adı verilir. (Nesnel tanım)
» Gözler, kalpteki duyguları yansıtan aynadır. (Öznel tanım)

2. Öneri (Tavsiye) Cümleleri

Bir sorunu çözmek veya daha iyiye ulaşmak için görüş ve düşüncelerin öne sürüldüğü cümlelerdir.

Örnek

» Daldaki elmayı almak için merdiven kullanmalısın.
» Yolculuğa çıkarken yanına bir kitap al ki canın sıkılmasın.
» Bu işe sabırlı yaklaşmanız daha doğru olacak.
» Kilolarından kurtulmak istiyorsan düzenli spor yapmalısın.
» Konuyu iyice anlamak istiyorsan, önce tekrar et, sonra da bol bol soru çöz.

3. Varsayım Cümleleri

Gerçekleşmemiş bir olayın gerçekleşmiş gibi ya da gerçekleşmiş bir olayın hiç gerçekleşmemiş gibi kabul edildiği cümlelerdir. Varsayım anlamı taşıyan yargılarda genellikle “tut ki, diyelim ki, farz edelim, düşün ki, …dığını düşünelim” gibi ifadelere yer verilir.

Örnek

» Diyelim ki bu uçağa yetişemedin.
» Bir an için rüyalarının gerçekleştiğini düşün.
» Tut ki puanın yetmedi ve üniversiteye giremedin.
» Farz et ki sınavı kazanamadın, ne yapacaksın?

4. Eleştiri Cümleleri

Bir yapıtın, bir insanın veya bir durumun doğru ya da yanlış yönlerini belirten cümlelerdir. Eleştiri, olumlu eleştiri ve olumsuz eleştiri olmak üzere ikiye ayrılır.

Örnek

» Konuları açık ve anlaşılır bir dille ele almış.
» Hakem, son maçı çok iyi yönetti.
Yukarıdaki cümlelerde hoşa giden yönler belirtildiğinden olumlu eleştiri yapılmıştır.

» Bu firmanın ürünleri eskisi kadar kaliteli değil.
» Kimi öyküleri, öykü olmaktan çok köşe yazısıdır.
Yukarıdaki cümlelerde de hoşa gitmeyen, eksik görülen yönler belirtildiğinden olumsuz eleştiri yapılmıştır.

5. Öz Eleştiri Cümleleri

Bir kişinin kendi davranışları üzerinde yürüttüğü yargıları içeren cümlelerdir.

Örnek


» Zamanı iyi kullanmadığım için sınavda başarısız oldum.
» On dört yaşına geldim ama hâlâ güzel yazmayı öğrenemedim.
» Düşünmeden konuşarak arkadaşımın kalbini kırdım.

6. Uyarı Cümleleri

Kişi ya da kişileri yanlış davranışlardan uzak tutmak için bir konu, sorun ya da olumsuz bir durum ile ilgili ikaz ve hatırlatmaları içeren cümlelerdir.

Örnek


» Kışın zincir takmadan yola çıkmayın.
» Üzerime bu kadar gelmeyin.
» Dilini tutmayı öğrenemezsen etrafında kimsecikler kalmaz.

7. Tasarı Cümleleri

Gelecekte yapılması planlanan işlerin belirtildiği cümlelerdir.

Örnek

» Önümüzdeki ay tatile çıkmayı düşünüyorum.
» Yeni kitabımda farklı bir konu işleyeceğim.
» Bu işin altından başarıyla kalkmayı amaçlıyoruz.

8. Tahmin Cümleleri

Akla, sezgilere, gözlemlere veya birtakım verilere dayanarak, olacak bir şeyi önceden kestirebilme sonucunda ortaya çıkan cümlelerdir.

Örnek

» Annem meraktan patlıyordur şimdi.
» Gökyüzü bulutlarla doldu, yağmur yağabilir.
» Şu anda öğretmen derse başlamıştır.

9. Olasılık (İhtimal) Cümleleri

Gerçekleşmesi kesin olmayan bir olayın veya bir durumun ortaya çıkmasının beklenilmesi, umut edilmesi ile ilgili cümlelerdir.

Örnek

» Tatilde Karabük’e gidebiliriz.
» Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.
» Sanıyorum o konu anlatılmadı.

 Olasılık cümleleri ile tahmin cümleleri arasındaki fark şudur: Olasılık anlamlı cümlelerde “ikilem” söz konusudur. Yani bahsedilen şey için “Öyle de olabilir, böyle de olabilir.” anlamı hakimdir. Tahmin anlamlı cümlelerde bu “ikilemi” görmeyiz. Tahmin anlamlı cümlelerde tecrübelerden hareketle “emin oluş” havası vardır. Olasılık anlamlı cümlelere göre, tahmin anlamlı cümlelerde “kesinlik anlamı” daha yoğundur.

10. Abartma Cümleleri

Bir şeyi olduğundan çok veya az göstererek anlatan cümlelerdir.

Örnek

» Adam o kadar zayıf ki üflesek uçacak.
» Ağlamaktan gözlerinin yaşı kurumuştu.
» Pire kadar boyuyla bana kafa tutuyor.

11. İkilem (Kararsızlık) Cümleleri

Herhangi bir konuyla ilgili olarak karar verememeyi ifade eden cümlelerdir.

Örnek

» Acaba kazağı buradan mı alsam, yoksa öteki mağazadan mı?
» Tiyatroya mı gitsem, sinemaya mı?
» Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık.

7.Sınıf Türkçe Yazılı Soruları

2014-2015 Türkçe 7.sınıf 1.dönem 3.yazılı sorularını aşağıdaki bağlantılardan indirebilirsiniz. 7.sınıf 1.dönem 1.yazılılarının içeriği, indirme bağlantılarının altında belirtilmiştir. Sitemizdeki 7.sınıf Türkçe 1. dönem 3. yazılı soruları öğretim programlarıyla uyumludur.  2014-2015 7. sınıf Türkçe dersi 1. dönem 3. yazılı sınav soruları ilk sırada ve mavi renkte verilmiştir.

7. Sınıf Türkçe 1. Dönem 3. Yazılıları

İNDİR – 7. Sınıf Türkçe 1. Dönem 3. Yazılı Soruları (2014-2015)
2014-2015 – 25 sorudan oluşan bir testtir. Anlam bilgisi, yazım ve noktalama ve dil bilgisi konularından hazırlanmış sorulardan oluşmaktadır.
İNDİR – 7. Sınıf Türkçe 1. Dönem 3. Yazılı
2013-2014 Tamamı testten oluşan 25 soruluk renkli bir sınavdır. Müfredata uygun anlam bilgisi, yazım bilgisi ve dil bilgisi sorularını içermektedir.
İNDİR – 7. Sınıf Türkçe 1. Dönem 3. Yazılı
2012-2013 – 20 adet çoktan seçmeli sorudan oluşan renkli bir sınavdır.

0 2727
Karikatür Okuma

Karikatür Nedir?

İnsan ve toplumla ilgili her türlü olayı konu alarak abartılı bir biçimde veren düşündürücü ve güldürücü resimlere karikatür denir.

Karikatür çizen sanatçılara da karikatürist adı verilir.

Karikatür Yorumlama / Karikatür İnceleme

Karikatur-Yorumlama

Yukarıda verilen karikatürü incelediğimizde, iki adamın ortadaki sayıyı işaret ettiklerini görmekteyiz. Sağ tarafta bulunan adam sayının “9” olduğunu, sol tarafta bulunan adam ise sayının “6” olduğunu iddia etmektedir.

Karikatürü şu şekilde yorumlayabiliriz: Karikatürdeki adamlar ortadaki sayıya farklı noktalardan bakmaktadır. Bu yüzden sayıya baktıkları açıya bağlı olarak sayıyı farklı görmektedirler.

Karikatürün bize anlatmak istediği şudur: “Kişiler olayları kendi bakış açılarına göre yorumlar. Bakış açımızı değiştirmek olayı farklı görmemizi sağlayabilir.”

Karikatür, kısaca “bakış açısı”nı anlatmaktadır.

Tablo ve Grafik Okuma

Tablo Okuma / Tablo Yorumlama / Tablo İnceleme

Bir tabloda verilen rakamlar, bilgilerin neyi ifade ettiğini çok iyi bilmeliyiz. Soldan sağa ve yukarıdan aşağıya bakarak neyin neye denk geldiğine bakmalıyız ve isteneni bulmalıyız.

 

Aşağıdaki tabloda, 4 futbolcunun bir sezon boyunca attıkları gol sayıları verilmiştir.
Tablo-Yorumlama

Bu tabloyu incelediğimizde şu yorumları yapabiliriz:
» En çok gol atan futbolcu Umut’tur.
» En az gol atan futbolcu Emre’dir.
» Burak, Emre’den 1 gol fazla atmıştır.

Bu tablodan çıkaramayacağımız yorumlar ise:
» En güzel golü Selçuk atmıştır.
» Umut’un attığı gol sayısı Emre’nin attığı gol sayısının iki katıdır.

Grafik Yorumlama / Grafik İnceleme

Bir grafikte verilen işaret ve şekillerin neyi ifade ettiğini çok iyi bilmeliyiz. Soldan sağa ve yukarıdan aşağıya bakarak neyin neye denk geldiğine bakmalıyız ve isteneni bulmalıyız.

Grafik-Yorumlama

Yukarıdaki sütun grafiğinde beş arkadaşın bir yılda okudukları kitap sayıları verilmiştir.

Bu grafiği incelediğimizde şu yorumları yapabiliriz:
» En çok kitabı Tuba okumuştur.
» En az kitap okuyan Ali’dir.
» Enes ve Sevgi’nin okudukları kitap sayısı aynıdır.

Bu grafikten çıkaramayacağımız yorumlar ise:
» Merve en çok hikaye türündeki kitapları sevmektedir.
» Tuba’nın okuduğu kitap sayısı, Ali’nin okuduğu kitap sayısının iki katıdır.
» Erkekler kızlardan daha fazla kitap okumuştur.

Görsel Okuma

Görsel Okuma – Görselleri Yorumlama

Görsel, yazılı metinlerin dışında kalan resim, fotoğraf, afiş, sembol, şekil, işaret, harita, tablo, grafik, karikatür vb. ögelere verilen genel bir isimdir.  Yazılı metin dışındaki bu ögeleri anlamlandırma ve yorumlama işine ise görsel okuma adını vermekteyiz.

Görsel kelimesi birçok ögeyi kapsadığı için bunların hepsine ayrı ayrı başlıklar altında değineceğiz. Görsel dendiğinde ilk akla gelen resim ve fotoğraf ile başlayalım:

Resim ve Fotoğraf Okuma / Yorumlama

Gorsel-Yorumlama

Eski kataloglardaki bu fotoğrafa bakılarak çekildiği dönemin kimi özellikleri hakkında bilgi sahibi olunabilir.

Bu fotoğraf incelendiğimizde şu bilgilere ulaşabiliriz:
» Halkın günlük kıyafetleri, giyim tarzları
» Mimari yapıların (binalar, köprüler, camiler) dış özellikleri
» Kara ve deniz ulaşım araçları → Gemiler ve at arabalarını kullanıldığını görüyoruz.

Bu fotoğraftan ulaşamayacağımız bilgiler ise:
» Toplumun temel geçim kaynakları → Halk tarımla mı, hayvancılıkla mı, ticaretle mi geçiniyor belli değil.
» Kullanılan ölçü aletleri

Anlatıcı Türleri

Anlatıcı Türleri

Olay anlatımına dayalı metinlerde olayları, kişileri, mekânı okurlara anlatan kişiye anlatıcı denir. Metinlerde anlatım iki tür anlatıcı aracılığıyla yapılır:

1. Birinci Kişi Ağzıyla Anlatım

Birinci kişi ağzıyla anlatımlarda yazar, kendi başından geçen veya içinde bulunduğu bir olayı anlatır. Bu tür anlatımlarda çoğu zaman birinci tekil şahıs (ben) veya birinci çoğul şahıs (biz) ekleri kullanır.

Örnek


» Kimse farkına varmadan evden çıktım. Doğruca alet edevatın bulunduğu depoya gittim. Duvara yaslı duran kazmayı kaldırıp ağırlığına baktım. İmkanı yok, bunu götüremezdim.Çok ağırdı. Küçük keser de aynı görevi görürdü. Aradığım keseri buldum. Depodan çıktım

 

2. Üçüncü Kişi Ağzıyla Anlatım

Üçüncü kişi ağzıyla anlatımlarda yazar, genellikle duyduğu veya gördüğü şeyleri anlatır. Bu tür anlatımlarda çoğu zaman üçüncü tekil şahıs (o) veya üçüncü çoğul şahıs (onlar) ekleri kullanır.

Örnek


» Yazdan kalma bir gündü. Güneş, insanın içini ısıtıyordu. Cemil, sahilde oturmuş, dalgaların sesini dinlerken üstünden hızla geçen martıların çığlığı andıran sesiyle irkildi. Yerinden doğrulup izlemeye koyuldu. Martılar deniz üzerinde iyice süzüldükten sonra suya ani dalışlar yapıyor, küçük balıklar ustaca avlıyordu…
PARAGRAFIN ANLATIM YÖNÜ KONUSUNUN TÜM BAŞLIKLARI
 Anlatım Biçimleri Konu Anlatımı
 Düşünceyi Geliştirme Yolları Konu Anlatımı
 Anlatım Özellikleri Konu Anlatımı
 Anlatıcı Türleri Konu Anlatımı

Anlatım Özellikleri

Anlatımın Özellikleri

Yazar tarafından parçanın anlatımında kullanılabilen veya yazının taşıdığı ya da taşıması gereken nitelikleri ifade etmeye yarayan bazı kavramlar vardır.

1. Özgünlük

Anlatımda başkasına benzememe, kendine has olmaktır. Yazıda taklitçilikten kaçın­ma; farklı, yeni, alışılmışın dışında olmaktır.

2. Açıklık / Duruluk

Anlatımdan okuyucunun çıkardığı an­lam ile yazarın vermek istediği mesajın aynı ol­masıdır. Anlatılmak istenenin kolayca anlaşılma­sı demektir. Anlatımda anlaşılması zor ifadelerden kaçınıl­masıdır. Söylenecek sözü sembollere sığınma­dan anlatma demektir.

3. Doğallık

Anlatımın yapmacıksız, günlük yaşantıda olduğu gibi, sanat yapmadan, süs ve özentiden uzak yapılmasıdır.

4. Akıcılık

Yazının kolay okunabilmesi ve rahatsız eden kelimelerin kullanılmamasını ifade eder. Düşünceler kolay anlaşılabilir bir biçimde sıralanabilmelidir. Ses sanatları akıcılığın vazgeçilmeyen unsurlarından biridir.

5. Yoğunluk

Birçok anlamı bir arada vermektir. Anlam içinde anlam bulunacak şekilde bir anla­tımı tercih etmektir.

6. Özlülük

Anlatımda az sözle çok anlam ifade edebilmektir. Sözü uzatmadan, kısa tutarak me­sajı en öz şekilde vermektir.

7. Tutarlılık

Anlatımda birbiriyle çelişen düşünce­ler ileri sürmeme, sık sık düşünce değiştirme­mektir.

8. Sürükleyicilik

Okuyucunun ilgisini canlı tut­mak, okuyucuyu esere bağlamaktır.

9. Kalıcılık

Geçmiş dönemde ortaya konan bir yapıtın gelecekte de ilgi görmesi, geçerliliğini korumasıdır.

10. Ulusallık / Yerellik

Sadece bir ulusun kültürel özelliklerini taşımaktır.

11. Evrensellik

Bir sanat yapıtının dünyadaki tüm insanlara hitap eden bir özellik taşımasıdır.

12. Çağdaşlık

Çağının gerisinde kalmamak, çağı­na uygun özellikler taşımaktır.

13. İçtenlik

Anlatımın yürekten, candan, samimi olmasıdır.

PARAGRAFIN ANLATIM YÖNÜ KONUSUNUN TÜM BAŞLIKLARI
 Anlatım Biçimleri Konu Anlatımı
 Düşünceyi Geliştirme Yolları Konu Anlatımı
 Anlatım Özellikleri Konu Anlatımı
 Anlatıcı Türleri Konu Anlatımı

Düşünceyi Geliştirme Yolları
KONU BAŞLIKLARI

  1. Tanımlama
  2. Karşılaştırma
  3. Örneklendirme
  4. Tanık Gösterme
  5. Sayısal Verilerden Yararlanma
  6. Benzetme


Düşünceyi geliştirme yolları, parçada anlatılanları daha anlaşılır hâle getirmek, okuyucuyu etkilemek, onun ilgisini çekmek gibi amaçlarla kullanılır.

Düşünceyi geliştirme yöntemlerinden, dört temel anlatım biçiminin (açıklama, tartış­ma, betimleme, öyküleme) birinin içinde yararlanı­labileceği gibi bu yöntemlerden herhangi biri par­çanın anlatımında hâkim konumda da olabilir.

1. Tanımlama

Bir kavram veya varlığın ne olduğunun açıklanma­sına tanımlama denir. Genelde açıklayıcı ve tartışmacı anlatım tekniklerin­de tanımlamadan yararlanılır. Varlık ya da kavramın okuyucunun zihninde daha belirginleşmesi amaç­lanır. Tanım, “Bu nedir?” sorusuna cevap verir.

Örnek

» “Destanlar, tarihten önce ve tarihin başlangıcı sıra­sında bir milletin geçirdiği maceraları, yetiştirdiği kahramanları; doğa, evren ve toplum olayları hak­kında düşündüklerini ve bunlar karşısında aldığı va­ziyetleri anlatan din ve kahramanlık hikâyeleridir.”

Parçada açıklayıcı anlatım tekniği kullanılarak des­tanlar hakkında bilgi verilmiştir. Ancak bu yapılırken ilk cümlede “Destan nedir?” sorusuna cevap ola­cak şekilde tanımlamadan yararlanılmıştır.

 

2. Karşılaştırma

Birden fazla varlık ya da kavram arasındaki benzer­lik veya farklılıkları ortaya koymak için kullanılan an­latım yoluna karşılaştırma denir. Daha çok tartışma­cı ve açıklayıcı anlatım içinde kullanılan bu yöntem­de, varlıkların farklı ya da ortak yönleri ele alınır.

Örnek

»”Konuşma ile yazma farklıdır. Konuşma geçicidir, yazma kalıcı. Konuşma anlıktır, yazma sonsuz. Yazı­ya geçirilen her şey olduğu gibi korunur. Konuşma ise saman alevi gibi söylendiği anda yitip gider.”

Bu parçada “konuşma” ile “yazma” karşılaştırılmış, yazmanın konuşmadan üstün olduğu belirtilmiştir.

 

3. Örneklendirme

Bir düşüncenin somut hâle getirilerek daha anlaşı­lır kılınması için anlatılan konuyla ilgili örnekler ver­ilmesine örneklendirme denir. Düşüncenin anlaşılır ve akılda kalıcı olması amaçlanır. Bazen önce bir örnek verilerek veya fıkra anlatılarak konuya giriş yapılır. Bunlardan hareketle de bir yargıya varılır.

Örnek

» “Bir yerde sabit civata gibi dönüp duranların ne kendilerine faydaları vardır, ne çevredekilere. Oysa dünyaya bakalım; her şey değişir, durmadan yol alır. Su, buhar olur, yağmura dönüşür; tohum, baş verir, çiçeğe durur; civciv, pek cılız doğar, kocaman bir horoz olur. Dünyada hiçbir şey durmaz. Bu do­ğanın bir parçası olan insan neden dursun?”

Bu parçada insanın yerinde durmaması gerektiği gö­rüşünü yazar, doğadan hareketle örneklendirmiştir. Önce görüşünü söylemiş, daha sonra bu görüşünü örneklendirmiştir: Doğada her şey hareket hâlinde ve değişim içindedir, insan da buna ayak uydurma­lıdır.

 

4. Tanık Gösterme

Yazarın, savunduğu düşüncenin doğruluğuna oku­yucuyu inandırabilmek için tanınan ve görüşlerine itibar edilen kişilerin sözlerinden alıntı yapılmasına tanık gösterme denir.

Kişinin sadece ismini yazıda kullanmak, tanık gös­terme için yeterli değildir. Bu, örneklendirme olur. Tanık göstermede önemli olan, kişinin sözünü destekleyici olarak kullanmaktır. Bu da kişinin dü­şüncelerinin tırnak içinde aktarılması ile olur.

Önce yazar kendi görüşünü verir. Daha sonra bu görüşü kanıtlamak, inandırıcılığı artırmak için, o alanda tanınmış bir kişiden söz edip, o kişinin söz­lerine yer verilir.

Örnek

» “Deneme, büyük savlar içermez. Daha çok duygu­ya, sezgiye, birikime ve akla dayanır. Denemede yazar kendi birikimini, içinden gelenleri özgürce ak­tarır. Bu nedenle Nurullah Ataç deneme için: “De­neme benin ülkesidir.” der. Bu görüşe katılmamak elde değildir.”

Bu parçada yazar, deneme yazı türü ile ilgili görüş­lerini aktarmıştır. Görüşlerinin inandırıcı kılmak için bu alanda söz sa­hibi olan ünlü denemeci Nurullah Ataç’tan alıntı yapmış, onun sözlerini aktarmıştır.

 

5. Sayısal Verilerden Yararlanma

Düşüncenin kanıtlanabilmesi için istatistiksel bilgi­lerden, anketlerden ya da grafiklerden yararlanıl­masıdır.

Örnek

» Ormanlar, dünyamızın akciğerleri gibidir. Ağaç ve ormanın insan hayatına doğrudan ve dolaylı o kadar çok faydası vardır ki… Aklıma gelen birkaçını sıra­layayım isterseniz. O zaman ne demek istediğimi daha iyi anlamış olursunuz. Tabiatın harika, sessiz süpürgeleri ormanlar yaratılmasaydı yaşadığımız dünya tozdan geçilmeyecekti. 1000 m² ladin ormanı yılda 32 ton, kayın ormanı 68 ton ve çam or­manı ise 30-40 ton tozu hüp diye emebilir ve hava­daki zehirli gazları da filtre eder.”

 

6. Benzetme

Bir kavramı ya da varlığı başka bir kavram ya da varlığın özellikleriyle anlatmaya benzetme denir.

Örnek

» “Birikimsiz yazarlık saman alevi gibidir. Saman ale­vi çabucak tutuşup yine çabucak söner. Yazmak için yeterli donanıma sahip olmayan birikimsiz ya­zarlar da parlamış olsalar bile elbet bir gün saman alevi gibi sönüp giderler.”

Parçada, birikimden yoksun yazarlar saman alevi­ne benzetilmiştir. Bunların kalıcı olamayacağı, bu benzetmeden yararlanılarak vurgulanmıştır.

PARAGRAFIN ANLATIM YÖNÜ KONUSUNUN TÜM BAŞLIKLARI
 Anlatım Biçimleri Konu Anlatımı
 Düşünceyi Geliştirme Yolları Konu Anlatımı
 Anlatım Özellikleri Konu Anlatımı
 Anlatıcı Türleri Konu Anlatımı

Anlatım Biçimleri
KONU BAŞLIKLARI

  1. Betimleme
  2. Öyküleme
  3. Açıklama
  4. Tartışma

Anlatım teknikleri, yazarın duygu veya düşüncelerini ya da bir olayı anlatırken kullandığı yöntemlerdir.

1. Betimleme (Betimleyici Anlatım)

Betimlemede amaç, okuyucunun anlatılanı gözünde, zihninde canlandırmasını sağlamaktır.

Varlıkların okuyucunun gözünde, zihninde canlanacak şekilde ayırt edici nitelikleriyle resim çizer gibi anlatılmasına betimleme (tasvir etme) denir.

Betimlemede gözlem esastır. Gözlemle elde edilen bilgiler açık, sade ve anlaşılır bir dille okuyucunun gözünde canlanacak şekilde anlatılır. Betimlemede yazar, tasvir edeceği varlığı kendi bakış açısına, kendi görüş ve değerlendiriş biçimine göre anlatır, betimlemeye kendi yorumunu katabilir.

Örnek

» “Başımızın üstünde her zaman yeşil, iğne yapraklı dallardan örülü bir çatı var. Dallar öylesine sık ki, güneş ışığı aşağıya süzülemiyor bile. Ormanın içine doğru kilometrelerce uzayıp giden toprak bir yol… Çevredeki çiçeklerin insanı bayıltıcı kokusu ve kuşların tatlı nağmeleri…”

Bu parçada ormanın içindeki bir yerin betimlemesi yapılmıştır. Yazar bunu yaparken kendi yorumunu da katmıştır.

 

 Betimlemeler insanı konu alabilir. Kişinin dış görünüşünün, fiziksel özelliklerinin (yüzü, gözü, saç rengi, kolları, bacakları, boyu vs.) yanı sıra iç dünyası ve karakter özellikleri (sevdikleri, sevmedikleri, düşündükleri, tepkileri, duyguları, önem verdikleri vs.) de anlatılabilir.

Örnek

»”Kapıda yaşlı bir adam belirdi. Üzerinde biraz eski, açık mavi bir takım elbise vardı. Ceketin üst cebinde üçgen şeklinde kıvrılmış mendil, kravatıyla aynı renkteydi. Yer yer ağarmış saçlarını sol tarafa yatırmış, hâlâ siyahlığını koruyan bıyıklarını üst dudağının üzerini kapatacak şekilde bırakmış. Ayağında yıllar önce gençlerin oldukça rağbet ettiği ucu sivri ucu küt biçimli ayakkabılar vardı.”

Bu parçada yaşlı adamın fiziksel özelliklerinden, dış görünüşünden bahsedilerek betimleme yapılmıştır.

 

2. Öyküleme

Tasarlanmış veya yaşanmış bir olayın başkalarına sözle ya da yazıyla anlatıldığı anlatım biçimine öyküleme (hikâye etme) denir.

Örnek

» “Derse geç kalmıştım. Hemen bir taksi tuttum. Taksici beni derse yetiştirmek için biraz hızlı sürdü. Önümüzde giden araç ani fren yapınca ona arkadan çarptık. Bereket, taksici hemen frene basmıştı da çarpışma hafif oldu. Tabiî ben de derse yetişemedim.”

Görüldüğü gibi bu parçada kişi, okula giderken başına gelenleri anlatmış. Bu anlatımda dikkat ederseniz, bir olay zaman içinde anlatılmış. Derse geç kalıyor, taksi tutuyor, bindiği taksi başka bir araca çarpıyor. Demek ki bu parçanın anlatımında öyküleyici anlatımdan yararlanılmıştır.

Öyküleme, anlatımı yönüyle betimlemeye benzer. Bu nedenle öyküleme betimsel anlatımla karıştırılabilir.

Öyküleme ile Betimleme Arasındaki Fark

Öykülemede olaylar, kişi veya kişilerin başından belli bir yerde ve belli bir zamanda geçer. Betimlemede ise zaman akış içinde değildir ve kişi veya kişilerin başından geçen herhangi bir olay söz konusu değildir.

Yani betimlemede belli bir zamanda durur nitelikteki eylem veya varlıklar tanıtılır. Öykülemede ise zaman akış halindedir ve olaylar bu akış içinde verilir. Buna fotoğraf ve film örneğini verebiliriz: Fotoğrafta zaman, olay ve varlıklar donmuş durumdadır. İşte betimleme bu donmuş durumun sözcüklere dökülmüş şeklidir. Oysa filmde zaman, olay ve varlıklar hareket halindedir, işte öyküleme de belli bir zaman aralığında geçen olayları anlatan film gibidir.

 

3. Açıklama (Açıklayıcı Anlatım)

Bilgi vermek amacı ile oluşturulan yazılarda kullanılan anlatım tekniğidir. Bu tür yazılarda amaç okuyucuyu bilgilendirmek, ona bir şeyler öğretmek olduğu için sade ve anlaşılır bir dil kullanılır. Açıklayıcı anlatımda yazar, duygularına yer vermez, nesnel bir anlatım hakimdir.

Örnek

» “Yakup Kadri Karaosmanoğlu edebiyatımızın önde gelen sanatçılarından biridir. Roman, hikâye, anı gibi değişik alanlarda eserler vermiş olan sanatçı daha çok romanları ile tanınmaktadır. Romanlarında önceleri kişisel konuları işleyen sanatçı daha sonra toplumsal konulara yönelmiştir. “Kiralık Konak”ta nesiller arası duygu ve düşünce farklılıklarını işleyen sanatçı, “Yaban” romanında Kurtuluş Savaşı yıllarında köy yaşamını, köylü – aydın çatışmasını işlemiştir.”

Yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi parçada “Yakup Kadri” okuyucuya tanıtılmış, sanatçının eserleri ile ilgili bilgiler verilmiştir. İşte öğreticiliği esas alan bu tür anlatıma açıklayıcı anlatım denir.

 

4. Tartışma (Tartışmacı Anlatım)

Yazarın kendi doğrularına okuyucuyu inandırmak, onu kendi gibi düşündürmek için kullandığı anlatım tekniğine tartışma denir.
Amaç kendi düşüncesini savunmak, varsa yanlış düşünceyi çürütmek olduğundan yazar, düşüncelerini sanki karşısında okuyucu varmış da onunla konuşuyormuş gibi ele alır. Kendi görüşünü ortaya koyar, karşıt görüşün dayanaksız olduğunu örnekleri ile gösterir.
Bu yöntemde önce eleştirilecek olan düşünce verilir. Yazar, kendi düşüncesinin doğruluğunu, eleştirdiği düşüncenin ise yanlışlığını savunur.

Örnek

» “Bazı bilim adamları yanlış, anlaşılmaz bir Türkçe ile yazıyorlar. Üstelik bunlar, edebiyatçı olmadıkları­nı ileri sürerek, hoş görülmelerini de istiyorlar. Ama bu, mazeret olamaz. Çünkü bizim onlardan istediği­miz; duygu ve düşüncelerini düzgün bir dille yaz­malarıdır. Bunun için de sanatçı olmaya gerek yok­tur. Her insan ana dilini hatasız kullanacak ölçüde bilmelidir bence.”

Görüldüğü gibi yazar yukarıdaki parçada önce, eleştirdiği düşünceyi vermektedir. Dili yanlış kulla­nan bazı bilim adamlarını eleştirmektedir. Bu konu­da hoş görülmeyi isteyen bilim adamlarını ise hak­sız bulmaktadır. Yazar, her insanın ana dilini düz­gün, yanlışsız kullanması gerektiğini savunmakta­dır. Bunun için de bazı bilim adamlarının iddia etti­ği gibi sanatçı olmak gerekmediğini doğru görüş olarak okuyucuya aktarmaya çalışmaktadır.

En Son Yazılar